02 Mart 2006

jesahel..

bir diğer hastası olduğumuz ve erişemediğimiz şarkıdır kendisi.. ilk tanışmamız bundan takribi 20 sene önce, bir floransa gecesinde ponte vecchio üzerinde şarabımızı paylaştığımız italyan gençlerinin gitarları ve yanık sesleri vasıtasıyla olmuştur.. üç şarkıda bir dönüp bu şarkıyı çalmaları, şarkının italyan milleti için o tarihlerde sanırım henüz icat edilmemiş olan ama örnek teşkil etmesi içün adını anacağım akdeniz akşamları tadında olduğuna beni ikna etmiş idi.. o sarhoşlukla, kulağımın duyduğu ve dilimin döndüğü kadarıyla arkadaşlara eşlik etmiş ve eve kadar "yeeeezael yeeezael" diye yürüyerek gitmiş idim ki mesafe istanbul için bakırköy - yeşilyurt, ankara için dikimevi - ulus, antalya için ışıklar - lara falan diyebiliriz boru değil yani.. tabi o kafayla elemanlara sormadım da, bu kimindir, nedir, ne iş yapar falan diye, bukadar meşhur ise nasısa başka bi elemanla çakışır yolumuz da sorarım dedimdi..

yıllar yılları kovaladı, ara sıra şarkı aklıma geldiyse de ne kasetçiler bildi bunu ne de aynı okulda okuduğum ibiş italyanlar.. sonra turizme başladım, gene aklıma geldikçe sordum italyan milletine, lakin sanırım -bu gece kâni oldum buna- hep yanlış zamanda yanlış insanların yanında aklıma gelmiş ki, hiç bilemediler.. artık öyle bir hale gelmiştim ki, şarkının tek bir satırını hatırlamasam da, kafada ara ara "yeeeezael nanananana yeeezaael" gelir geçer olmuş idi.. ve fakat rabbim insanın kısmetini bağlamaya görsün, milano'da ricordi adlı uhrevi dükkanda günlerim geçti, bologna'da virgin'in müdürüyle içmişliğimiz var, oralarda sormak aklıma gelmedi bi türlü..

neden sonra, internet icad olundu, mp3 keşfedildi, peer to peer tüm dünya bilgisayarlarını kanka ilan etti, nice şarkılara bu vasıta ile ulaşabildik, misal alphaville - the elevator, misal numero uno - fullmoon in hongkong, var daha niceleri harddiskimizde, amma bu şarkının izine dahi rastlayamadık.. artık şarkıdan ümidi kesmiş ve "ulan herhalde o geceki düdüklerin götünden uydurduğu bir şarkı idi" diye kendimi kandırır olmuş iken, geçtiğimiz pazar günü bir arkadaşı bekleyende vakit geçirmek üzere girdiğim cevahir alışveriş merkezindeki hayvan elektronik alet edevat dükkanının cd kaset reyonunda fonda bir anda çalmaya başlamasın mı!

dedim "kader anı!", "bir ukte daha az sonra tarih oluyor ey freko".. koştum gittim reyona, orta karar bir hatun kasanın başında, tüm çekiciliğimle çalanın ne olduğunu sordum, power hits cart curt bişey, tracka baktım, karşılığını buldum, "milk & sugar - jezabell".. derin bir oh çektim, sonra akşam eve geldim mp3'ü çektim..

hemen burada araya gireyim, aranızdan "ulan bukadar aradığın bi şarkıymış, niye cd'yi almıyosun allahın dallaması" diyenler olabilir; efendim bu bi kere benim istediğim versiyon değildi, muhtemelen zenciler tarafından katledilmiş bir klabing versiyon bişeydi.. arama tarama çalışmalarıma ışık tutması amacıyla indirdim mp3ü..

neyse, emule soulseek allah ne verdiyse daldım p2p ortamlarına, jezabel yazdım, jezebel yazdım, italyan düdüklere küfürler ettim aklımda yeezael diye kaldığı için; bi türlü istediğime ulaşamamak bir yana, kelalaka birsürü şarkıyla tanıştım.. amma, bir tanesi ampulü yaktı: "frank pourcel - jezabel" adlı dosya, ki aradığım şarkının enstrümental orkestra versiyonu çıktı, winamp'ta çalmaya başlayınca adı "jezabel" değil de "jezahel" diye yazdı! file info olayını icad eden kişiden rabbim o saniye gani gani razı oldu ve ben bu sefer "jezahel" aratmaya başladım.. gogıl kardeş, bu noktada "abi o senin dediğin 'jesahel' olmasın?" demez mi! olay o noktada koptu, ve şu an fonda artık kaçıncıdır dinlediğimin farkında olmadığım "delirium - jesahel" çalmakta..

meğer şarkı 1972 yılında yapılan san remo festivalinde altıncılık kazanmış bir delirium şarkısıymış.. bilen bilir, doksanlı yılların ortalarına kadar italya'da baya sükse yapmış adamlardır bu abiler.. fossati - prudente çalışması olan bu güzel eser, artık çok şükür ki o italyan elemanların gitarıyla beynimin dip loblarında değil, osuruktan da olsa 2 + 1 ses sistemimin mıknatıslarından yankılanmakta..

sözlerini de yazayım, yeni öğrendim tam olsun:

nei suoi occhi c'è la vita c'è l'amore, ooooooooh
nel suo corpo c'è la febbre del dolore, ooooooooh
sta seguendo una luce che cammina, ooooooooh
lentamente tanta gente s'avvicina, aaaaaaaaah

jesahel, nanananana
jesahel

jesahel, nanananana
jesahel

mille volti come sabbia del deserto, ooooooooh
mille voci come ondi al mare aperto, ooooooooh
terza strada stan sfiorando i grattacieli, ooooooooh
quinta strada sta volando verso il sole, aaaaaaaaah

jesahel, nanananana
jesahel

jesahel, nanananana
jesahel

Liberati dal cemento e dalle luci, ooooooooh
il silenzio nelle mani e nelle voci, ooooooooh

jesahel, nanananana
jesahel

jesahel, nanananana
jesahel


"vay anasını, adam nası paralamış kendini, acep nası bi şarkıdır" diyecek meraklı bünyeler için de üşenmedim dev kıyak yaptım, rapidshare sağolsun..

http://rapidshare.de/files/14545651/delirium_-_jesahel.mp3.html

ne güzel demiş nietzche denen ibibik, "müziksiz hayat hatadır" diye, koçum benim, hakikaten boşadır o hayat, tırttır, haybedendir..

işte böyle sevgili tahinpekmez.org milletinin insanları, insan hele bir takmaya görsün, yapamayacağı şey yok diyor, bir başka boş işlerle iştigalimizde buluşmak üzere, yapım ve yönetimde emeği geçen bizzat ben kendim adıma esenlikler diliyorum..

9 yorum:

  1. vallahi helal olsun.sevenler kavuşmuş ya sonunda ohh dedim. rapidden hemen indiriyorum neymiş bu 20 senelik kanayan yara...

    YanıtlayınSil
  2. "koştum gittim reyona, orta karar bir hatun kasanın başında, tüm çekiciliğimle çalanın ne olduğunu sordum.."

    ben de buna takıldım..
    reyon, kasa, orta karar hatun ve freko'nun $arkı adını öğrenmek için tüm çekiciliğini sergilemesi :))

    YanıtlayınSil
  3. Slipicim:

    "Allah boş duranı sevmez" - Türk atasözü :)

    YanıtlayınSil
  4. açılmayan rapidşeer ise o sizin işyerinizin proksisinin ibneliğidir, aha da şimdi indirdim test amaçlı..

    YanıtlayınSil
  5. bir de sade'nin jezebel'i vardir ki pek severim o sarkiyi. klasik bir roxanne vakasini anlatir.

    reach for the top she said
    the sun is gonna shine
    every winter was a war she said
    i want to get what's mine

    YanıtlayınSil
  6. işte demem o ki sade kişisi henüz portakalda vitaminmiş bu şarkı şeettiinde.. benim hasta olmam bile smooth operator olayının öncesidir..

    indir bunu pişman olmican satinem:)

    YanıtlayınSil
  7. valla açık söylecem: yıllarca bu şarkıyı mı aradın şimdi sen? oyy oy.

    YanıtlayınSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.