17 Mart 2006

aşk dedi birileri.. siz de duymuş olmalısınız. işte.. ellerin, gozlerin durdugu yerde durmadıgı bir hissiyat. olmadık yerlerde. sonları dusunmedigin anlarda, gozlerin uzakları gormedigi mekanlarda. ne kadar cılgınca olabilirse, ne kadar umursamaz olabilirse o kadar guzel, o kadar yuzune bakılası. alev alev yanmayı goze alabilecek kadar cesur, ufak bir dokunustan cekinecek kadar kendi halinde olmalı. ama olmalıysa olmalı işte, tutmamalı kendini..

4 yorum:

  1. elde mesalelerle gece karanliginda ormanlara dalarak bulunmamali ask. gelecegi varsa gelmeli.

    YanıtlayınSil
  2. ask geldigi zaman yakalayip bagrina basabilmek kadar olmayacak aski oldurmaya calismamak da meziyettir. malesef ether gibi bir sey ask: geldi saniyorsunuz, sonra bakiyorsunuz gelmemis ya da istemediginiz anda gelip uzerinize coreklenmis.

    bugunku "yeni baslayanlar icin edebiyat parcalama" dersim burada sona eriyor. cevreye verdigim rahatsizliktan oturu ozur dilerim.

    YanıtlayınSil
  3. 50 yaşından sonra saksafon öğrenip çalmayı gerektirebilir aşk dediğin, ya da dört çocuğunun gelişimini yakından izleyebilmek için milyarlarca doları elinin tersiyle itmeni gerektirebilir en yüce makamlar için..

    bizim gibi gariban kullar içinse bir cappuccino latte'ye yüklenen anlamlarda, telefona mesaj geldiğinde "ondan mı?" heyecanlarında, bir güzel şarkının iki üç mısrasında gizlidir bu yüce duygu..

    lakin, ne demişler, birşeyin olacağı varsa olur, ve birşeyi gerçekten çok istersen muhakkak olur.. soruyorum kendime, istiyormuyum diye, cevap evet, başka da şık göremedim zaten şu beyhude gelinmiş cumartesi mesaisinde..

    YanıtlayınSil
  4. cok uzun bir fasiladan sonra, henuz bana ugramayandir (tez elden bekleriz efenim, nezdinde haberi olsun) yeter ki `gibi gibi` olmasin ask.

    YanıtlayınSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.