06 Temmuz 2006

rehberlerin can güvenliği tehlikede!

Eski ama eskimeyen bir turist rehberi olarak (hersene vizesini yaptırıoz, aktif sayılıoz), bu postu yapmanın boynumun borcu olduğuna inanıyorum..
Efes ören yeri çıkışını esnaf görüntüsü altında mekan tutmuş eşkıyalar, her sene düzenli olarak bir ya da birkaç turist rehberini, turistlere alışveriş için "yeterli" zaman vermediği gerekçesiyle öldüresiye dövmektedirler.. en son olay, pazarlık ederken hakarete uğrayan müşterilerini savunmak isteyen bir rehber çiftin dövülmesiyle ayyuka çıkmıştır.. bu işe devlet tarafından bir dur denmesinin vakti gelmiştir, geçmiştir, arkasından su bile dökülmüştür.. ama yine de yapılacak birşeylerin varlığına inanıyorum..
aşağıdaki linke tıkladığınızda bir mesaj metni çıkacaktır.. bu metin, daha ziyade turist rehberlerinin konudan rahatsızlığını çeşitli mercilere otomatik olarak iletmeleri amacıyla hazırlanmış olsa da, bence bu ülkeyi seven ve turizme ilgisi / sevgisi "su gider iz bırakır turist gider döviz bırakır"dan daha ileri bir seviyede olan her yurdum insanı bu kampanyaya katılabilir.. belki bu sayede ileri bir yüzyılda ören yerlerinin, müzelerin giriş çıkış kapılarındaki yecüc mecüc taifelerinden kurtulunur, turiste sülük gibi yapışan can sıkıcı esnaf modelinden kurtulunur..
ben demiyorum ki insanlar aç kalsın, ekmek yemesin.. ama böyle kötü bir afrika limanındaymışcasına turiste üşüşen değil, düzgün, saatli çalışan, pırıl pırıl insanlar daha insanca şartlar altında çalışarak parasını kazansın, kimseyi de kazıklamasın, memleketimde akşamları esnaf kahvelerinde "allahın üç kuruşluk bilmemnesini ikibin yuroya çaktım andavallıya ehi ehi ehi" geyikleri dönmesin..
aha da link, ilgilenen olursa diye:
unutmayalım, bu memleketi kurtaracak sadece iki sektör var: biri turizm, öbürü tarım ve hayvancılık, gerisi yalandır, detaydır.. biz kendi çapımızda turizme sahip çıkalım hele, hayvancılığa da bilahare el atarız..
saygılarımla
frackman revolutions

4 yorum:

  1. +1
    bu gavatlar her yerde..
    ayni gavatlar turistleri ticaret'te ve yatakta becermek gailesinde bulunduklari icin (sanki her gelen senin barraginin altina girecek) herkese mal oluyor boyle kusurlu hareketler..
    allah belalarini versin götlerin.

    YanıtlaSil
  2. vallahi aynen öyle bu serefsizler yüzünden hem turist hem de biz tatil yapamıyoruz. duyarlılığı için dedeme teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Ben Egeliyim, Muğla'da doğup büyüdüm. Liseyi beraber okuduğum en samimi arkadaşlarımdan bir tanesinin Marmaris'te 20 senedir hediyelik eşya dükkanı var. Kendileride Muğla'nın yerlisi. Arkadaşımla en son 2 sene önce iş muhabbeti konuştuğumuzda artık bu işin yapılamayacağından bahsediyordu. Zira güneydoğulu vatandaşlarımız bu beldeleri tek tek ele geçirmiş vaziyette ve olayı tamamen çetevari usüllerle devam ettiriyorlarmış. Defalarca haraç vs. için gelmişler dükkana. ÜStelik oranın yerlisi olan, yılın 3 ayı değil 12 ayı orada olan adama. Konu çok derin ve çok uzun. Ama bişiy diyim böyle protestolarla filan olacak iş değil bu, Ben lisedeyken 90'lı yılların başında Muğla Türkiye'nin suç oranı en düşük, okur yazar oranı en yüksek iliydi. Şimdi son sıralarda filandır herhalde. Keşke elimizden bişiy gelse bu magandalara...

    YanıtlaSil
  4. 5 yıl ucundan mı sayılır artık göbeğinden mi rehberlik yaptım.

    bu konunun doğrusu yanlışı yok.herkes kendi parasının peşinde.

    rehber dediğin göt olmayacak müşteriyi sokacak oraya ki o adamlar para kazanacak.yıllarca her grubumu soktum gittiğim yerlerdeki tezgahlara.hem de hiç yalan söylemedim.numara yapmadım.otobüsten inerken açık açık yaptım anonsumu "60 dakika buradayız, 45 dakika ben sizi gezdireceğim, 15 dakika da alışveriş süreniz var.süre dolduğunda hala alışveriş yapıyorsanız günün geri kalanını da gayet güzel burda geçirebilirsiniz.bu nedenle alacağınızı erken alın yoksa sizi beklemeyiz" şeklinde.gezen gezdi isteyen de alışverişini yaptı.bunu yaptığımı da gittiğim her yerdeki tezgahlardaki adamlar biliyordu.bir gün de sorun yaşamadım.hepsi haftada bir gelip elimi sıkıp kendi sattıkları oranda "hediye"lerini "ürün" olarak bana verirlerdi.onları da kullanmaz turda yaptığım çekilişlerde vs dağıtırdım.

    bazı rehberler ise ordaki köylüden de daha göttür.turistin içtiği sudan komisyon koparma derdindedir.nerden para kazanıyorsa oraya götürür turisti.etkiler, yönlendirir, milletin tezgahına işine bok atar sırf ona gidilmesin diye.ona dayak da müstehaktır.burda dayak yiyen adamın da ne mal olduğunu bilmeden sadece o rehber, diğerleri köylüler diye gaza gelip toplumsal olarak daha yüksek statülüyü savumaya kalkmak bilmemezlik olur.

    bu durumda kim haklı kim haksız yoktur.rehberin de arasında it vardır, ordaki hanzoların arasında da.adam dövmek uygarca bir tepki olmasa bile "insan" için geçerli bir çözümdür.her "insan" insan değildir.büyük bölümü de laftan anlamayan eşektir, öküzdür, ibnenin önde gidenidir.

    bu konuda en gerizekalısı belediyedir, yöneticidir.orda adam gibi bir platform inşa edip ücretle belli standartta iş yapanlara satmayı bilmez.işini düzgün yapan haricinde eline iki tane mal alan da gelir işe salça olur.bu da ülkemdeki geri kalmışlık, iş bilmezlik ve eğitimsizliğin sonucudur.

    insan dediğin zaten total bir pislik makinesidir.sıfatıyla, eğitimiyle, parasıyla falan pislik derecesi belirlenmez.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.