26 Temmuz 2006

aşk acısı

gecenin bu saati böyle arabesk bir başlıkla arabesk bir yazı yazmak da varmış.. varmıymış? yokmuş..sevmem böyle "kitsch" şeyleri.
ne dersen de yine daanngghh diye geliyor işte bu tanımsız acı.
sevgi, aşk, güven, mutluluk, sevişme....diyoruz da böyle bakınca ne hoş, içine girince ne bok oluyor. bakarsın etrafına; millet mutlu mesut. sanırsın ki bir tek senin ilişkin tuhaf. ama ne fark eder ki bir tek seninki tuhaf ve kötü olsa. sen aynı şeyi yaşar edersin, diğerleri naparsa yapsın çok da fifi.
"seviyoruz ama anlaşamıyoruz".
sevmek güzel, mühim tabi. ilişki neye dayanır? sevgi ve saygıya? ortak nokta gereklimidir? belki değil. ama varsa bazı şeyler, nefis hale gelebilir bazı anlar. e ama insanız. herkesin kafasından bir sürü şey geçer. bir sürü ve farklı şey heyecanlandırır, bir sürü farklı şey üzer, kırar..
falan filan...(arabeskleşmiicez ya;uzatmayalım)
e noldu şimdi? bir ilişki daha bitti. bir olabilirite daha olamaz oldu. olmadı, olmuyormuş, olamazmış..
şimdi nedir sonuç? freko'nun dediği gibi..salağız işte..

6 yorum:

  1. +30 olundumu o acıda hissedilmez oluyor. A olmadı kısmını 30 saniye ile 3 dakika arasında bir zaman diliminde geçirip, tatlı anıları kendinize ayırıp gerisine hadi güle güle dediğiniz zamanlar gelir. Hatta olamayanları birde kırpıp dost edersiniz kendinize. Ki aslında en keyifli kısmıda budur...
    Çünkü seviyoruz ama anlaşamıyoruz olmadığını, muhtemelen baştan beri sadece arkadaşlığa uygun 2 bünyenin boş yere hırpalandığını anlarsınız; ama biz bilmem kaç akrobatik hareketleri yapıyorduk, göğün bilmem kaç kat olduğunu keşfettik kısmından geri çekilip baktığınızda da aslında tenin uyum gösterdiği herkes ile yaşanacağını da sessizce kabullenirsiniz.
    Eh bu acıyı da yaşamış olayım derseniz yaşayın tabii ama güzellikler hariç herşey kayıp zaman hayatta, ve maalesef daha sonra oyuna o süreleri dahil eden bir sistemde yok. Her gideni bir iki damla yerine, gülümseme ile uğurlamak...

    YanıtlayınSil
  2. 30un ilk 2 yılını ayrılık sonrası (diğer 100 adet şeyin üst üste gelmesiyle) depresyonla geçiren biri olarak katılamayacağım 3sn ile 3dk arası yaşanan acı dilimine. ama halen daha şunu diyorum. o acıyı, tam olarak normale dönmesi 2 yıl bile sürse yaşamaya razıyım, çünkü öncesindeki zirve o kadar güzeldi ki.. yaşam bana da bu artık, kariyerin şunun bunun çoktan kolavaldığı noktada, sonuna kadar aşık olmak ve gerekiyorsa sonuna kadar bedelini ödemek..

    YanıtlayınSil
  3. bende diyorum ki bedel ödemek yok :-)
    biri gittimi biten bir hayat yok..

    hayat hep var, gülmek hep var, ben iken ne kadar guluyorsam biz oldugumda da o kadar gulebilirim; biz beni gulduruyor, ben beni aglatıyorsa "bana göre" ben zaten kendim eksigim...

    kafamı duvara vura vura anladım bunu ayrı :-))

    YanıtlayınSil
  4. Hemen bu postu takiben Freko denen şer yumağı insanın "20- çıtırlarla alemler" postunun gelmesinin oldukça sembolik bir anlamı olduğunu düşünüyorum.

    O değil de yukarıdaki gibi şeyleri biz yazınca "genç hanımlara yeşil ışık yakmışın galewolf'um, emo kid olmuş, saçları mora boyatmış" oluyoruz. Freko efendi, adaletin kılıcı hep mi tek taraflı keser soruyorum!? :)

    YanıtlayınSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.