07 Eylül 2006

yaz da, nasıl yazarsan yaz..

başörtümü de bağladım, hazırım..

geçen eltim geldi bize, kaynından şikayetçi, neymiş efendim bunun kaynının bir arkadaşı varmış, başının etini yiyomuş, adamın böyle internet kafesi mi sitesi mi ne öyle bişeyi varmış da bunu da oraya işletmeci mi yapacakmış, bu önce he demiş sonra olmaz mı demiş, efendim nerdeymiş o eski kafeler mi siteler mi herneyse, ay öldürdü bütün gün beni, görmez olaydım.. hayır bi de böyle cırcır konuşuyo, sanırsın maç spikeri hayırsız.. bu bi de askere gittiydi gitmeden önce bir başkaydı, askerlik yaradı buna geldi efendi adam oldu, evinin yolunu öğrendi, pırıl pırıl oldu.. o eski satanik müziklerini de dinlemiyo, bu arkadaşı aşılamışmış ona bi yerden, bu müzikte de aşı nası oluyosa artık zeytin ağacı gibi ahahahahhhaay hiç gülesim yoktu, neyse böyle daha zencili, daha oynak şeyler dinler olmuş, o eski cehennem zebanilerinden kimler kimler gelmiş de yeminini bozmamış, o arkadaşının oyunlarına gelmemiş, çok şükür.. vallahi adam oldu sonunda, ama yiyo gene de başımın etini şekerim, allah seni inandırsın.. şöför bey çok sallıyosun bu arada, biraz da kıs şu arap müziğini ay içime fenalıklar geldi hergün hergün aynı kaset, bi daha binmiycem arabana tövbeler olsun!

şimdiii, gelelim fasulyenin nimetlerine.. bi kere o eli indir agato, burası blog değil, tahinpekmez.. evet, ilk blog olarak açıldı, ama her nekadar taşınılmamış da olsa, söz veren kimi iyi kimi göt dostların mazur görülebilir / görülemez yanlışları yüzünden bir yerlerde beş beş parası verilen bir hosting işliyor güldür güldür, ne yapalım, can sağlığı.. ama gün gelir paramız olur, bilenine yaptırırız, ya da bir bilen kapımızı çalar, hatta belki çalmıştır da çalışıyordur, onları geçelim..

bugüne kadar burayı hiçbir zaman ne ekşi sözlük ile, ne başka diğer bir site ile karşılaştırma, çekiştirme polemiğine yazılı olarak girmedim, aha kayıt kuyut ortada, yazana da izin vermedim.. bilakis, telekom kapattı erişimi, ben akmasa da damlar cihetinden banner koydum, yazı yazdım.. ha, tabi kuzguna yavrusu şahin görünür, fakat tıp ilerledi, kuzgunun geniyle oynayıp bırak şahini, kartal yapmak mümkün görünüyor.. hal böyleyken, ilk başta “uçan entrilerimin bir kısmının” basılması talebi üzerine açtık burayı, sonra sen geldin, sonra gelen geldi, gelenler başkalarını getirdi, gelenlerden kimi başka sitelerdeki hesaplarını askıya aldı, sadece buraya yazdı, tabi en yukarıda dendiği üzere, “aklımıza estikçe”..

buranın belli bir konsepti yok, olan tek gerçek, buraya üye olan herkesin en azından benim tarafından gerçek bir kimse olduğunun garantisidir.. bir tane feyk, klon, şu bu olmaz, olmayacaktır.. ayrıca 10 tommiksle üye alınmamaktadır, tamamıyla eş dost ve onun çevresi kanunları geçerlidir, ve bu giriş maksimumda 1000 kişidir, kıymetini biliniz.. bir de kuralı var: politika yapılamaz, kimseye aleni küfür edilemez, “siz kardeşsiniz” mottosundan hareketle orta yol bulmak insanları kaynaştırmak tek geçer akçemizdir, gayrısı düşünülemez.. olayımız, başa gelen olayları, gözlemleri, etraftakileri, daha ziyade elimizden geldiğince esprili bir dille buraya dökmek, bazen kedi köpeğe ev bulmak, bazen acıyı paylaşmak, bazen kini kusmaktır.. elbet bunları bir gün kategorize de ederiz, kim neyi isterse onu görür, zor şeyler değil de benim elimden –halihazırda- gelmiyor.. lakin, en azından “testamenti aşamamış insan yavrusu” gibi bir post başlığı atıp altını ciddi ciddi doldurabilecek cevvaliyette bir kimse burada olmamıştır, olmayacaktır.. buna benzer tek bir ibişlik gene tarafınca yapılmış olup, olayın sazan avı olduğu beyanıyla aynı gün içre tatlıya bağlanmıştır, ben çok eğlenmiştim mesela, herkesin eğlendiğine de bahse girebilirim.. keşke hergün buna benzer ibişlikler yapsan da gene eğlensem, çünkü en rahat kapıştığım kişilerin başındasın:)

vaktiyle bulunduğumuz ortamda, sinir olduğumuz ara etmenler de vardı, ve belki de bunlardı bizi gaza getiren, hep daha iyisine sürükleyen falan.. ve fakat burada o ara etmenler, iblisler yok, belki çok çok yazma konusunda bencileyin toy olanlar, sencileyin iblis olanlar var diyelim.. işte ben isterim ki iblislerin katılımı daha çok olsun ki, toylar feyz alsın, öykünsün, onlar gibi olmaya çalışsın.. ha, tabi ki varsın olmasın, kendi özgünlüğünü korusun, o da onun ekolüdür, madem ki buraya almışız, candır, bizimdir.. ara savunması yapayım madem, beğendirememişiz mezartaşı esprisini, mezardan ayrı taştan ayrı feyzalarak bir cin başlık üretilmiş resim desteğiyle göze sokulmuştur.. ha dinimize küfredende önce müslümanlık şartı aranmaktadır, hemen bakalım: adı tayyib olanların patavatsız ve küfürbaz olması, yazan the agathodaimon, tarih 5 eylül 2006, yer tabi ki ekşi sözlük.. bu direk son girilen entriden hareketle alınmış bir örnektir, o 3600ün içinde nicelerini bulurum, çoğunun girildiği ana şahit oldum, şukela verdim, altına entri döşedim.. bunu yapan iblis gelip benim iblisliğimi sorgulayacağına, böylesi politik hiciv taşımayan –izin verilmiyor- cin başlıklarla, altına girebileceği oya gibi postlarla burayı beslese, fena mı olur, sanmıyorum..

rencide konusuna gelirse, postların pastasının büyük bir dilimi şahsıma ait olduğu için, no problem.. benimkileri çıkarınca zaten geriye kalanlar inci tanesi, hepsi canımız, ciğerimiz –repeat chorus x 4 –

ekşi sözlük etkisine gelince, bu yadsınamaz bir etkidir, bir şekilde yapışmışlıktır üzerimize, ama farklıdır hertürlü.. misal biz burada ne küfüre ne küffara izin vermiyoruz, vermeyeceğiz.. istiyorum ki, burası edebi, müzikal, geyik, anatomik, memorandum, frankofon, trilobit, ostrojenez ve dahi hertürlü konseptin en iyi örneklerinin peşpeşe sıralandığı, ve insanların da bunlara bir şekilde gerek rep –eheh- gerekse kendi deneyimlerinden çeşitlendirmelerle katkılarını eklediği bir yer olsun.. olsun ki arama motorlarında her geçen gün daha fazla çıkan tahinpekmez.org sonucu tavan yapsın, buna bağlı olarak sitenin reklam geliri artsın, - burada sen ve kısıtlı sayıda buranın okurunun yazarının bildiği bir amacımı açıklayayım madem battı balık yan gitsin – ve biz de sitenin işletimi için gerekli, batılıların break even tabir ettiği sabitin üzerini, ama üç kuruş, ama beş, bir hoşluk olması için kontribütör olarak adlandırdığımız kişilere dağıtalım.. esas bunun matematiği üzerine kafa patlatalım böyle tırtlıklarla kafayı yiyeceğimize misal.. ben bugüne kadar binlerce şey yazdım, belki binlerce insan okudu beni, ama hep beleş yollu.. hatta devri sabıkta bir dergi çıktı da olaya karşı olduğum için tek bir satır dahi yollamadım.. ha yayınlanırdı yayınlanmazdı o ayrı konu, ama biz gene beleş tuttuk yazdığımızı.. burada da beleş belki, ama hayalim gerçekleşirse bu beleş sadece bugün için geçerli, gelecekte herkes katkısı kadar nemalansın isterim, ve şimdiden belirtirim ki kimse buradan bir güngör mengi maaşı alamayacaktır, ancak bizden belki bir sigara içecek ya da iki bira dikecektir, ama sorarım, bunu düşünen tek allah kulu olmuşmudur?

benim en başından beri agato yazsın, days yazsın, teg löv yazsın, nazmiye demirel delikan76 gelsin –nickler tamamıyla aklıma geldiği gibi, nicelerine yamandım gizlim saklım yok- diye tutturmamın birinci öncelikli sebebi, sitenin ne okunurluğunun artması, ne böyle bir şeyden para kazanma düşüncesi.. ben istedim ki, iblisten uğursuzdan münezzeh bir ortamda, tee en baş tadı yakalayalım, o her allahın günü sabah ayrı öğle ayrı akşam ayrı gece ayrı yarılma yarma ve birbirimize dömi voleyle pas verme, en olmadı bacak arasından gol atma ortamlarını tadlarını yaşayalım, sevdiğim(iz) kişilere de örnek olalım, yeni bir ari ırk yaratalım, ha gerekirse biz yazalım biz okuyalım.. lakin olmadı, olmuyor, belki olur ama bir önceki post ve bazı komentler bendeki bu yönde olan ümidi söndürüyor hafiften.. ha, geçtiğimiz yedi sekiz aylık dilime bakınca aradan sivrilen nice isimleri görüyoruz, kimisi tanıdığımız, kimisi yeni tanıştığımız güzel insanlar, sağolsunlar sahip çıktılar, çıkıyorlar, vazgeçmediler, vazgeçmiyorlar.. demek ki bir ruh burada da var, istenince yakalanıyor, sadece brovsıra tahinpekmez yazdın diye yazdığın değerini kaybetmiyor, bilakis isteyene daha çok göz önünde oluyor, insanlar “gerçekten” okuyor ve bize “gerçek” okur gerekiyor, allah hepsinden razı olsun..

bu siteyi açtım, esas adı hala tepede göreceğiniz üzere maalesef frackman.blogspot.com, ve fakat bu arka bahçe psikolojisini bir nebze olsun berhava etmek için adını tahinpekmez koydum.. daha önce de dediğim gibi, ilk sen geldin, e mecburdun bi yerde, allah razı olsun gani gani.. ve fakat aradan sekiz ay geçiyor, gözümün nuru agato aba altından sopa gösteriyor, ve ona ilk yazılan komentte torunum olaya gene kakakiki gözlüğünden bakıyor, hiç alınmamış, helal olsun, böyle torunu rabbim her dedeye nasip etsin..

işte böyleyken böyle biraderim, o yazma hissi kahvede king oynanan ya da okul kırıp bilardoya heves edilen günlere benzemiyor, geldi mi geçmiyor, hele ki sizcileyin bol okuyan bünyelerde yazı bir çığ oluyor, büyüyor, paldır küldür yuvarlana yuvarlana geliyor; ve her düşen çığ bir sonrakini tetikliyor, ama küçük ama büyük bir tane daha geliyor kafaya kafaya.. olay taraf olmakta: ya çığ olucan düşücen, ya köy olup ezilecen, ya da meteoroloji balonu olup seyredecen..

ten thousand side by side diyor saygılarımı sunuyorum şekerim, şöför bey müsait bi yerde ineyim, paça koktu burası:)

2 yorum:

  1. ulan 500 satır yazı yazmışsın, sorularıma yanıt olacak 5 kelam edememişsin. süleyman demirel tadında bir insan oldun çıktın fruko...

    ben sözlükte "adı tayyib olanın ebesinin örekesi" gibi şeyler yazıyorsam, zaten sözlüğün çöplüğe dönmüş olması dolayısıyla, umursamadan, üzerinde düşünmeden yazıyorum. yani anlık tepkiler bunlar. o an tayyib'e kızmışım o entry'yi yazmışım, başka zaman bir grup keşfetmişim onu yazmışım...

    sen de tutup bunları benim başıma tapanç ediyorsun. ben zaten demişim, 'ekşi sözlük yandı bitti kül oldu gitti' diye, sen hala niçin orada yazdıklarımı mevzu ediyorsun ki?

    benim derdim, burada nasıl bir konsept tutturalım, nasıl farklı bir ortam yaratalım ki insanların yazma şevki gelsin, tahinpekmez'in yıldızı parlasın!? işte ben bunun yanıtını arıyorum. ve bunun yanıtını ararken, ne yapacağımızı tam kestiremesem de, neleri yapmamamız gerektiğini -kendimce- dile getirmeye çalışıyorum.

    evet arkadaş, cinsellik içeren sabun köpüğü postlarla olmaz bu iş. yanlış mı düşünüyorum? şunu yedim, şunu içtim, şunu gördüm minvalli yazılarla da olmaz. bu saçmalıklarla dolu sürü sepet site var zaten. "nasıl yazsam?" başlıklı post'ta da belirttim bunları, 'konsept için çok yaratıcı bir fikir bulamadım ama şunların şunların olmaması gerekir' dedim. sen şimdi bu düşüncelerimden alınıp niçin karşı taarruza geçiyorsun ki? konunun testament'le, metalcilikle, hiphopçulukla ne ilgisi var? "agatho sana katılıyorum, bir şeyler yapmalı" dersin ya da "yazdıklarını okudum, sen haksızsın .pne, sana laflar hazırladım" dersin ve karşıt görüşünü bildirirsin.

    ayrıca, bir konudaki haklılığım da kesin olarak tescillendi. sen kesinlikle dedikoducu teyze olmalısın. o ilk paragrafı okurken karşımda sanki eşarplı freko oturuyordu :)

    YanıtlaSil
  2. ahahaha ben üzerime düşeni benden bekleneni herzaman yaptım, gene yaparım.. sen de iblis ol, üzerine düşeni yap godless agato.. biz seni iblis bildik, iblis sevdik, hertürlü pıtırcık yazında bile o gözlükle baktık da farklı şeyleri öyle yakaladık; en azından ben yani..

    lakin baba yakıştırmanı sevdim.. keşke rabbim nasip etse de onun gibi bir demogoji piri olsam, daha ne isterim:)

    daha var laflarım ama iş güç işte, mesai kabilesi mensubuyuz, öperim gözlerinden..

    freko, başörtülü halk kahramanı

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.