06 Eylül 2006

Nasıl Yazsam?

Freko ile rutin sohbetlerimizde sürekli olarak şöyle bir sitemle hırpalanırım: “Niye blog için yazı yazmıyorsun?!” Haklıdır, yazmak gerek. Önceleri bu siteme “Yazma coşkumuzu yitirdik birader, baksana eskiden sözlükte haldır haldır yazanlar bile şimdi suskun” şeklinde bir yanıt verirdim. Lakin artık –affınıza sığınarak- şunu söylüyorum: Siteyi keraneye çevirdiniz yahu!

Tahinpekmez’e her girdiğimde, dişe dokunur bir mevzuyla karşılaşacağımı, ilginç polemiklerin yaşanacağını düşünürdüm. Ama son zamanlarda baldır bacaktan, Haldır nacaktan gayri bir mevzu göremiyorum. Düşünsenize, son şahit olduğum mevzu “mezarımızın üzerini Rus kızları süslesin” geyiğiydi. Ofli hocanın deyimiyle, dert yok tasa yok, aliyler babalarından harçlığı Rus karısına gidiyler, pilarda oynayiler... Şimdi ben bu konuların altına nasıl comment gireyim? Tövbe etmişim, kırk ayrı hamamda kırkar tas okunmuş suyla yıkanmışım, bana tapan bir eşim ve iki mükemmel çocuğum var...

Bunun üzerine Freko dedi ki “E o zaman güzelini doğrusunu sen yaz birader, amma naz niyaz ettin...”. Efendim kaprisli biri değilim, işi yokuşa da sürecek değilim. Ama dedim ya, yazma şevkimizi yitirdik. İşte bu noktada sormak isterim, peki nasıl döneceğiz eski günlere?

Fruko’yla bir cevap bulmaya çalıştık bu soruya. Zira Jander’i ile, Days’i ile, Nick Fury’si ile sözlükte yaptığımız münazaraların haddi hesabı yoktu. Peki neydi işin sırrı? Ben söyleyeyim, eskiden ekşi sözlüğün bizi sarıp sarmalayan bir aurası vardı, biz Tahinpekmez’de henüz bunu yakalayamadık. Nasıl yakalayacağımızı bilemiyorum ama öncelikle ekşi sözlük etkisinden, eski entry’leri kopyalayıp yapıştırmaktan, Rus kızlarından, “şunu yedim, şunu gördüm, şunu beğendim” minvalli yazılardan vazgeçmemiz gerekiyor bence.

Yazı yazmak için her kişiyi motive edecek farklı etmenler vardır sanırım. Uzun uzun düşündükten sonra, beni motive edecek ortamı buldum sevgili dostlar. İşte ihtiyacım olan şeyleri sıralıyorum: İçinde insanların istif olduğu bir minibüs, dedikoducu yaşlı bir kadın, pis kokan amca ve bir de Şiki Şiki Baba kasedi...

Madem ki her yolu denedik ve bizi motive edecek aurayı oluşturamadık, bir de bunu deneyelim. Mesela Freko’ya bir eşarp alalım, başına bağlayıp başlasın dedikoduya. Sonra Jander pis kokan amca olsun, Nick Fury’yi şoför yapalım, Days de muavin olup “Aksaraaay Ahksireeaay” diye bağırsın. Diğer blog sakinleri de Şiki Şiki Baba eşiliğinde sallanıp dursun tepemde, bak o zaman ne post’lar yazıyorum. Madem Tahinpekmez büyük bir organizasyon, ayarlayın ortamı, en kralını yazmazsam şerefsizim...

Not: Tahinpekmez tümüyle işe yaramaz yazıların toplandığı bir site değil elbette. Güzel yazılar da yayımlanıyor bazen, haddimi aşıp kimseyi rencide etmek istemem.

6 yorum:

  1. şahsım namına atla gel şaban'ın soundtracki playlistimde duruyo ben onu ayarlarım, acayip minübüs de sallarım ama dedem eşarp takarmı hep beraber görecez :)

    YanıtlaSil
  2. laflar hazırlanıyo müessesemizde, az sonra:)

    YanıtlaSil
  3. biraderim şahsını tanımıyorum pek ama, frekoyla bu kadar ortama girip çıktıktan sonra hakkında epey bilgi edindik, dolayısıyla adama demezler mi, "birader, sen testament'te kreator'da nerdeydin asıl ?"..velhasıl, bence içindeki ateşi önce bi yak biz burada ortamı oluştururuz ;)

    YanıtlaSil
  4. abi sizi bilemiyorum ama ben insanların art arda 5 cümleyi nasıl yazabildiğine o isteği o enerjiyi nerden bulduğuna hayret ediyorum uzunca bir süredir. gerçi sözlükten önce de yazmaya çok hevesli bir adam değildim, chat yapmaya bile üşenirdim ama galiba agatho'nun bahsettiği gibi sözlük şimdiki halinin aksine vaktiyle öyle bir yerdi ki tıpkı iyi bir kitap gibi okudukça sizin de yazasınız geliyordu, yazdıkça kendinizi zeki, komik, sıradışı, underground bir komunitenin parçasıymış gibi hissediyordunuz, yazdıkça değişiyordunuz, dahası değiştiğinizi de farkediyordunuz ve dönüştüğünüz insanı eskisinden daha çok seviyordunuz. ne biliym işte bir devirdi geldi geçti abiler, sözlük bana ve binlerce kişiye ilham veren günlerini geride bırakalı çok zaman oldu ve galiba onunla birlikte gelen yazma hevesi de onunla birlikte geride kaldı. hayatımıza giren 3-5 güzel insan ve iyi kötü geride bir iz olarak bıraktığımız yazılar yanımıza kar kaldı ya buna da şükür...

    (not: dikkat ettim bu comment'te de 5 cümleyi geçmedim)

    YanıtlaSil
  5. justy arada silinen ikinci comment benim comment hacım yanlışlıkla iki defa yollamışım :)

    YanıtlaSil
  6. somurum sen sigara bastin mi ari sokmasina? basmadiysan ben basicam bi ara :)

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.